Arşiv
Takvim
KAYACI ALİ SERDAR
NEFİ DEMİRCİ
İşkenceden sonra ÜÇ KURŞUN sıkılarak şehit edilen 21 yaşındaki Türkmen genci, ALTINTAŞ, şarkısında dile getirdiği gibi SUÇU TÜRK OLMAKTI. Evet, suç, Türk olmak Türk olarak dünyaya gelmekti.
Ama gel gör ki beni ve benim gibilerin yaşayışlarında gördükleri, bir ülkede, bir toplumda siyasal akım ve siyasal gelişme olmadan, edebiyat şiir maniler yetişen asrın gençliğine etkisi kalıcı olmaktan uzaklaşır, gelenek ve hatta DİLİN bile yozlaşmasını engelleyemez.
Dün ( 25. 7. 2011) Saat 18 sıralarında Türkmeneli TV’de Kerkük Türklerinin müziğini dünyaya tanıtanların başında gelen Merhum Abdulvahit Küzeci’nin anma töreninin tekrarı olan naklen yayını vardı, zevkle, hasretle dinledim, akşam müzik şöleni bittikten sonra haberlerde üzücü ve düşündürücü haberi ve cenaze merasimini izledim. Budu yarsızlık beni derinden üzdü. Umarım siyasilerimizde artık Güvenlik sorununun ne kader çok gerekli olduğunu düşünecekler ve Milletinin sesi olan Türkmenli TV’ye daha duyarlı olması için ellerini uzatacaklar.
14 Temmuzda Kerkük’te, bugün gözü Türk topraklarında olanlar tarafından eşine rastlanmayan Türk Soykırımı yapıldı, bu konuda çok yazdım, anlattım, kitaplarımda bu soykırımın kimler tarafından yapıldığını belgeledim. En basit kanıt olarak’ ta hüküm verilen fakat hükümleri infaz edilmeyen bu kan emici katiller, Adli Tabip olarak bulunduğum İnfaz Heyetinde 1963 yılında İdam edildiler, Sayıları 27 olan bu canilerin Biri dışında hepsi Kürt idi, hata birisinin göğsünde Kırmızı mürekkeple Kürdistan (Sözde) yazılı idi. Eğer bu ideolojik cinayetleri işleyenler arasında başka etnik gruplar olsaydı veya başka gruplar tarafından yapılmış olsaydı, Komünistlerle birlikte iddia edildiği gibi, idam edilenlerin hemen, hemen hepsi, Turancılar Kerkük ten çıkın, çıksın, Turanîlere ( Turancılara) ölüm, burası Kürdistan’dır (Sözde) ve buna benzer sloganlar atanlar, Türkleri şehit edenler neden hepside bugünde Kerkük bizimdir diyenlerdendi? 1990 ve 2003yıllarında Kerkük’ü işgal edenler kimlerdi, yine ayni insanlar ve Molla Mustafa Barzani’nin ahfatları değil midi?
Devam eden cinayetler, dökülen kanlar, kaçırılan Türk insanları, babaların, annelerin feryatları, ey Türkmenler neredesiniz nidaları! Ve bütün bu can yakıcı, toprağa dökülen kanları bile isyan ettiren, coşturan olaylar karşısında yüreği yanan annelerin feryatlarını duymak yerine, toplantılar, durum değerlendirmeleri, ziyaretler, komisyon çalışmaları. Ve Ali Kayacının ailesinin başına düşen KAYA! Diyalog arayışları, hatta seçim olursa Kürtlerin listesine katılma açıklamaları. ( Seçimlerde aldığı oya bakılırsa Sayın Cemal Şen beyefendini bu kararı ve isteğinin arkasındaki amaç ortada).
Erbil, yıllar önce vebali bütün Türkmenlerde olan ihmalin, uzak görüşsüzlüğün ve özelliklede Erbil’lilerde olan bilinçsiz hoş görünün ve Merkezi Erbil’de olan ITC’nin güdümlü çalışması, bugün Erbil’de Bakan olan dünün ITC. Başkanı biz Erbil’i kurtardık ( Kürtlerin Başkenti olarak ) , sizde Kerkük’ü kurtarın zihniyeti sonucu TÜRK şehri Erbil HEVLER OLDU.
Kerkük direniyor, ben Kerkük’ün Türklüğünü kimseye vermem diyen Sayın ITC. Başkanı, kendisini verdi. Ve Kerkük, Kerkük bizimdir diyen ABD kuvvetleri eşliğinde Peşmerge kuvvetleri tarafından korunuyor.
Kerkük’ün paylaşımı artık Arap ve Kürtler arasında tartışma konusu, Türkmenler bu tartışmalarda veya toplantılarında ya yok veya hatırın kalmasın diye gel sende bulun ve ondan sonrada çık Türkmeneli TV.’ye, çok başarılı bir toplantı oldu isteklerimizi anlattık, halkımız( Milletimiz denmeli, Türkmenler halk değil, Türk milletinin bir parçasıdır) emin olsun, tabii ki millet çalışanların çalışmasından emindir, ama gerçek şu ki, kuşkuludurlar! Neden mi? Asayiş yok, Eğitim tam olarak rayına oturmamış, yarın sayım ve yerel yönetim seçimi olursa ki olacak ve Türkmen büyüklerimiz hale yarının SİYASİ ÇİZGİSİNİNET OLARAK ORTAYA KOYMAMIŞLAR VE MİLLETİYLE VE PAYLAŞMAMIŞLAR.
2003 yılından önce Türkmenler DİLLERİ VE TOPRAKLARI için şehitler verdiler amaçları dillerini ve topraklarını korumaktı.
Irak Devleti yapay olarak kurulduktan 2003 yılına kadar DİL ve Topraklar korunmaya çalışıldı, bu uğurda kayıplar verildi, 1990 –2003 yılları arasında Saddamın tutumu ve Türkiye’nin siyasi çizgisi ve ABD’NİN yanında yer alması, Türk varlığının Saddamın insafına bırakılması , “ TÜRKİYE GELSİN TÜRKLERİN KEMİKLERİNİ ALSINGÖTÜRSÜN” ve O dönemin bazı siyasetçileri Saddam ile görüşmek için can atarak, BU TÜRKLER teröristtirler, camiden çıkanların üzerine KEZZAP Suyu attılar derken, Irak zindanlarında, kezzap havuzlarında Türkler dillerini topraklarını koruma pahasına eriyip kayıp oluyordu.
2003 yılından sonra nefes alan Türkmenler, derlenip toparlanmaya çalıştılar, Büyük Türkmen Kurultayı ve Başkan seçimi Siyasi alanda çok önemli bir gelişme idi. Fakat ITC. Mazisinden yeteri kadar ders alamadı, almadı. Yine de birçoğumuzun kanaati ve inancı, ITC. Türkmenlerin Irak’ta ve Irak dışında, özelliklede Türkiye’de önde gelen temsilcisi konumundadır. Mecliste ( Irak Meclisinde)Irak’ iye listesinde milletvekillerimiz var, adlarını zikir etmeden bazıları artık GEÇMİŞİNİ, KİMLİĞİNİ, kabul etmiyor, inkar derecesinde.
Bakanlar kurulunda BİR TEK Türkmen Bakan var.
Bizlerin, ATA diyarı dışında olmamız, yaşamamız sık, sık bazı hemşerilerimiz tarafından eleştirilmekte, belki doğru ve haklı tarafları vardır, ben şahsım olarak bir yazımda konuyu eleştirmiştim ( Öz Eleştiri- Sönmeyen Ateş- Dinmeyen Hasret- KERKÜK ),birde bizler Türkiye’de olmasaydık Kerkük Türkünü kim, kimler tanıtırdı Türkiye’ye ve dış dünyaya ( Musul’un Siyasi Tarihi),yıllar önce Türkiye’nin bugünkü sınırları dışında kalan Türk veya Türkmenlerin yaşadığını bilen pek az kişi bilirdi, bu bir gerçek.
ITC’NİN sonyönetim kadrosundaki değişiklik ilk bakışta Başkan ve yeni yönetimkuruluna bir dinamizm getirdi, eğitim ve güvenlik konularına hız verildiğiintibaı, bu bir başarı, ama bu değişiklik usule uygunolsaydı millet arasında daha hak götürür bir vaziyet alırdı, toplum dahaönce olduğu gibi Büyük Türkmen Kurultayı ile mukafaatlendirilir hem de bizkendi Başkanımızı seçtik güveni içinde olurlardı, diğer Türkmenbölgelerinde bulunan şahsiyetlerinde katkısı daha fazla ve etkiliolabilirdi, aynı zamandadosta düşmana karşı halkı tarafından seçilen başkanları vardır durumagelinirdi, ama öyle oldu, parayı veren düdüğü çalar misali, düdük kurultayçadırı altında çalınmadı, kapalı kapılar dün olduğu gibi devam etmekte.
Türkmenlerin tek temsilcisi olan ITC’ nin Sayın Başkanına ve yönetim kuruluna başarılardileriz.
Suriye neden Türkiye’nin iç meselesidir, Türkmeneli’nde her gün kan akarken, Kerkük Türkleri dışlanarak Kürtler ve Araplar arasında Kürt ağırlıklı pazarlık halinde iken, PKK. Allahın her günü sınırımızı geçip Mehmetlerimizi, Polisimizi şehit ederken, Irak bizim İÇ Meselemiz olmuyor da, neden Suriye bizim iç meselemiz oluyor ve sabrımızı taşırıyor? Her gün şehit, her gün Türkmenlerin şahadeti de bir sabrımızı taşırsa da, o günleri sabırsızlıkla bekleyen Türkmenler Türk Milletinin sabrına sığınarak Anavatandan dün olduğu gibi bugünde sabrını ve umudunu yitirmemiştir. Kerkük’e uğramayan Sayın Davut oğluna ve Sayın Başbakana küs değil, muğberdi.
Ve demektedirler ki; Irak’ta ABD’nin isteği doğrultusunda Saddam rejiminden, beklide Kürtler gibi kendi çıkarları için, ABD’ye sığınarak sığınan Muhalif Arap ileri gelenleri ( Allavi, Maliki…) ve ABD’nin BOP’sinin uygulanmasına hizmet ettiler, evet Saddam’dan kurtuldular kurtulmasına, Irak bugün fiilen bölünmüş, Nüfusları % 15 civarında olan Kürtler ABD güdümlü Merkezi Hükümette ağırlıklı söz sahibi ve kendi egemenlikleri altında toprağa sahip. Muhalefet Irak’ın bölünmesine neden oldu. Irak’ı Kuzey Irak dışında kalan bölgeleri 2003 yılından bugüne kadar kan göz yaşına boğdu. Türkiye konuyu çok derinlemesine düşünmek zorundadır.
Irak’ı bugünlere getiren Irak Muhalefetini kim destekledi, ABD’nin güler yüzlü Demokrasisi ve İnsan Hakları savunucuları demeyelim, demeyin, Suriye’ye giden Dışişleri Bakanımız ( Diktatör’de olsa…) BM’ler tarafından tanınan hükümete karşı ayaklandırılanları desteklemek geçmişi unutmaktır. Zamanın Hükümeti Kerkük ve Telafer’i Saddamın insafına bırakarak, bırakılarak, muhalefet grubuna Kürtleri önde tutarak desteklemiş, korumuştu.
Kısa olarak bunları yazmaya, benliklerimizi tazelemeye ihtiyaç duydum KAYACI ALİ’NİN TAŞI BAŞIMIZA DÜŞTÜKTEN SONRA; Türkmen siyasetçilerimiz, Türkiye Büyük Devlettir, beynelmilel bir politika içersinde Milli Politikasını yürütmek istese de bazı engellere çarpmakta, çıkarın önde geldiği bir dünya düzeni içersinde olan Türk Hükümeti ve bazı partilerin yöneticilerinin düşünce ve inançlarının tek taraflıda olsa kardeşlik zihniyeti kanaatindedirler. Bunu Türk Milleti özelliklede Türkmenler iyi bilmeli. Türk Milleti birdir, bir bütündür. Ama siyaset, evet siyaset! Öyleyse Türkmenler başlarını iki elleri arasına alıp düşünmeli, ne diyalog yarar getirir, nede son zamanlarda BENİM (TÜRKMENLERİN ) ÖZ KERKÜKÜM KÜÇÜK IRAK OLARAK PAYLAŞILIR.
BM’LERİN son raporu, umarım Türkiye’nin gözünden kaçmamış, Telafer’de insanlar kaçırılıyor, Türk kadını tutuklanıyor, her gün kan göz yaşı, yeter artık figanları, Kerkük işgal altında, BM’lerin raporunda Türkmenlerin adı yok, varsa yoksa Kürtler, sanki dünya onlar için yaratıldı, anladık Kürt devletinin kurulması BOP’ sinin temel görevidir, EŞ Başkan bunların uygulanmasını görev saymış, Suriye iç meselemizdir demenin altında yatan hikmet bu olsa gerek, Büyük Kürdistan (Sözde) ve yer altı kaynaklarından zengin olan Kerkük’ün bu topraklara katılması ve denizlere açılan kapı.
Yazımın sonuna gelmişken; acılara her ne kadar alışmış olsak da, şehit Mehmetlerin ve Türkmeneli TV. Acı üstüne acı katan haberi dinlemekteyiz, gözyaşları içersinde Türkmen hanımın feryadını seyir ettik. Kut şehrinde: 34 ölü, 68 yaralı. Kerbela’da: 3 ölü, 17yaralı. Necef: 4 ölü 16 yaralı. Bakuba: 5 ölü 17 yaralı. Diyale: Ölü? 12Yaralı. Tikrit: 2 ölü, 10 yaralı. Bağdat: ölü? Yaralı 10 ve Kerkük’te aynı gün İKİ patlama: 1 ölü. 14 yaralı.
Bir günlük bilanço ve sen gel bu hükümetten güvenliğinin sağlanmasını iste. Bilanço: Ölü 60, yaralı188.
Türkmenlerin, hepimizin konuyu, konularını bir an önce çözmek zorundayız, Türk Milletinin hassasiyetleri karşısında Türkiye’nin siyasi durumu ve takip ettiği LAFTAN öteye gitmeyen politikası ne yazık ki ortada. Ozaman Adını Irak Anayasasında ben üçüncü unsurum diyorsan ki öyledir tarih buna şahittir, hatta üçüncü değil Biricisin, ne pahasına olursa olsun yazdıracaksın, kendi güvenliğini kendin sağlayacaksın.
Kürt asayiş güçlerinin Türkmen topraklarını terk etmelerini halk sokaklara dökülerek istenmeli, bu hak isteme gösterileri bütün siyasi partiler, başta ITC. Olmak üzere maddi ve manevi olarak desteklenmeli. Türkmeneli TV. devamlı buna yer vermelidir. Yoksa Kerkük Türk’tür Türk kalacak ve Şehitler ölmez Vatan bölünmez sloganları biri birine karışır, Kerkük gider ve Türkiye’mde çok acı ve tehlikeli günler yaşar.
Irak Meclisinden 2003 yılından sonra kaldırılan Türkmen Eğitim Müdürlüğü, Türkmenlerin yoğun çalışmaları, Milletvekillerimizin Türkmenlerin desteği ile haklı isteklerini hep bir ağızdan istemeleri ve tavır koymaları sonucu Türkmen Eğitim Müdürlüğünün tekrar geri verilmesi, büyük bir başarıdır ve İSTERSEN VE HAKLI İSEN ALIRSIN. Türkmenler haklı idiler kendi haklarını elde ettiler, eminim ve inancım odur ki TÜRKMENELER ANAYASAL HAKLARINI ERGEÇ ALACAKLAR VE TÜRKKERKÜK TÜRK KALACAK, Türkmen Gençliği daha önce paylaşılmak istenen TOPRAKLARINIPAYLAŞMAYACAKTIR.
Tanrım Peygamber ocağında yetişen kahraman Mehmetlerimin Gözünü, Nefesini Anavatandan, Türk Dünyasından ve özellikle her dem bu kahraman Orduya DUA eden TÜRKMENELİNDEN eksik etmesin.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


